11 Ekim 2018 Perşembe

Fil Vakası 2


Hazırlıklarını tamamlayıp sabahın erken vaktinde harekete geçen Ebrehe, ordusunu Mekke-i Mükerreme üzerine yürüttü. Kabe'ye yaklaşınca beklenmedik bir şeyle karşılaştı. Ordusunun başında bulunan ve Ebrehe'nin çok güvendiği Mahmud adlı fil, bir türlü ileri gitmiyordu. Olduğu yere çöküvermişti.
Çengeller içine aldılar, ötesini berisini çektiler, sivri uçlu ağaçlarla burnunu yaraladılar, kafasına balta ile vurdular ama yine fili kaldıramadılar. Ne kadar
zorladılarsa nafile. Fil yerinden kıpırdamıyordu. Kabe'den başka tarafa çevrilince hızlıca koşuyor ancak Kabe'ye tekrar yönelince çöküp kalıyordu. Cansız gibi
duruyordu.
Bu durum birkaç defa tekrarlandı. Mahmud fili gibi diğer filler ve develer de yere çöküyorlar, bir türlü Kabe'ye doğru gitmiyorlardı. Cenab-ı Hak, Kabe'sini koruyordu. Çünkü fili yürüten de durduran da Allah'tı ve Allah şimdi filin durmasını istiyordu.

Hazreti Allah, her şeye kadirdir. Onun kuvvet ve kudreti sonsuzdur. File hayat verip yürüttüğü gibi onu durdurmak kudretine de sahiptir. Ebrehe ve ordusu, bu duruma bir anlam veremediler. Çünkü âlemlerin Rabbi olan Allah'a  inanmıyorlardı. Buna da inanamadılar ama yapacak başka bir şeyleri de yoktu.



Fillerin yürümediğini gören Ebrehe, ordusuna yaya olarak Kabe ye gitme emri verdi. Kabe'ye yaklaşan ordu bu sefer de başka bir hadiseyle karşılaştı.
Karşılarına ağızlarında ve pençelerinde nohuttan küçük, mercimekten büyük taşlar olan büyük bir kuş sürüsü çıkmıştı. Bunlar kırlangıca benzeyen Ebabil kuşlarıydı. Çok heybetli gözüküyorlardı. Kuşlar, ağızlarındaki ve ayaklarındaki taşları Ebrehe'nin ordusunun üzerine bıraktılar. Taşın isabet ettiği her asker, hemen oracıkta veya bir müddet sonra ölüyordu.
Kalanlar oraya buraya kaçışmaya ve geldikleri gibi gerisin geri gitmeye başladılar. Kaçmak isteyen Ebrehe’ye de bir taş gelmiş ve onu yaralamıştı. Ebrehe kaçacak yer bulamadı. Vücudu, parça parça dökülüyordu. Perişan bir halde Sana şehrine kadar götürdüler.

Filin bakıcısının da gözleri görmez, ayakları tutmaz olmuştu. Mahmud adındaki fil, yatıp Kâbe-i Muazzama üzerine yürümediği için kurtuldu, diğer filler de kuşların attığı taşlarla parçalandılar.

Ebrehe'nin askerleri bu şekilde perişan olunca Kureyş kabilesi doğmak üzere olan Muhammed aleyhisselamın hürmetine büyük bir düşmanın şerrinden kurtuldu. Çıktıkları tepelerden yaşananları izleyen Mekke halkı
büyük bir sevinç içindeydi. Abdülmuttalib de Allah'a şükrediyordu.
Mekke-i Mükerreme ahalisi Ebrehe'nin ordusundan kalan mal ve eşyalara el koydular. Peygamber Efendimiz hürmetine Kureyş halkı hem büyük bir
düşman şerrinden kurtulmuş, zahmetsizce ganimete kavuşmuş, hem de halkın şan ve şöhreti artmıştı.

Kureyş kabilesi ile savaş halinde olan Arap kabileleri artık onlarla savaşmayı bırakıp onların Allah tarafından korunduklarına inandılar.

Bu hadise Kur'ân-ı Kerîm'de Fîl Sûresi'nde bildirilmektedir.
Araplar, ordunun önünde büyük bir filin olmasından dolayı bu seneye "Fil Yılı", bu hadiseye de "Fil Vakası" diye isim verdiler. Peygamberimiz aleyhisselam da Fil Vakasından 50 gün sonra dünyaya gelmişti.


SEVGİLİ PEYGAMBERİMİ TANIYORUM
Abdülkadir Fidan
(Çocuk Kitabı)


Yazının 1. bölümünü okumak için TIKLAYINIZ.


5 yorum:

  1. küçücük taşların kocaman insanları ve filleri parça parça etmesi,ne kadar ilginç değil mi?✔ o taşlara ne oldu acaba,ibret olsun diye toplayıp saklamışlar mıdır?🤔 eline emeğine sağlık,güzel bir hikayeydi..✔😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah'ın c.c. hikmeti. O'nun yapamayacağı bir şey yok.

      Taşlar insanların içinde kalmış da olabilir. Farklı kitaplarda başından girip bütün vücudunu parçaladığı rivayetleri var.

      Teşekkürler.

      Sil
  2. Fil suresinin mealini de yazsam iyi olur diye düşündüm. Tefsir kitaplarından daha ayrıntılı okunabilir.

    Bismillahirrahmanirrahim.
    1— Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yaptı? (1).
    2— Onların tedbirlerini boşa çıkarmadı mı? |
    3— Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
    4— Onlara pişmiş çamurdan taşlar atıyorlardı.
    5— Neticede Rabbin, onları yenmiş hasıl (ekin) gibi yapıverdi.

    (Ahmed Davudoğlu meali)


    YanıtlaSil
  3. Yanıtlar
    1. Çocuk kitabı olduğu için ifadeler yumuşatılmıştır mutlaka. Kimbilir neler yaşandı o an. Tefsir kitaplarında daha ayrıntılıdır.

      Sil

Fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler.