30 Nisan 2018 Pazartesi

Makbûl Tasadduk


Acve Ve Mebrum


Davud Aleyhisselâm, Rabbinden "mizân"ın gösterilmesini istedi. Allâhü Teâlâ hazretleri de, rüyada Davud Aleyhisselâm'a mizanı gösterdi. Davud Aleyhisselâm mizanı gördüğünde çok azametli gördü ve bayıldı. Kendisine geldiğinde sordu:
-"Ey Allâhım! Mizanın bir kefesini (tarafını) kim hasenat ile doldurmaya kadir olabilir?"

Allâhü Teâlâ hazretleri buyurdu:
-"Ey Davud! Ben bir kulumdan râzî olduğum zaman, bu mizanı bir hurma parçasıyla bile doldururum."



RÛHU'L BEYAN
İsmail Hakkı Bursevî


29 Nisan 2018 Pazar

Takva (Allah korkusuyla günahlardan sakınmak)


Gebze Mezarlığı


Hazret-i Ali bir mezarlığın yanından geçerken mezarlara yaklaştı ve üzerlerine doğru bakarak:
—  Ey mezarlık ahalisi! Halinizden bizlere haber veriniz. Yahud da biz size haber verelim. Bizim taraftan verilen haberlere gelince, muhakkak mallar (mirasçılar arasında) bölüşüldü. (Dul kalan) kadınlar evlendiler. Evlerde ise sizlerden başka insanlar oturmaktadır, dedi. Sonra Hazret-i Ali (bize):

—  Haberiniz olsun vallahi eğer (cevap vermeğe) muktedir olsalardı muhakkak onlar «Takvadan daha hayırlı hiç bir azık göremedik», diye cevap verirlerdi, dedi.




ÖLÜM, KIYÂMET, ÂHİRET VE ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
İmam Şa'rani




28 Nisan 2018 Cumartesi

Sirke


Üzüm


Mekke-i Mükerreme'nin fethi günlerinde, bir gün Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) amcasının kızı Ümmühânî'nin evini teşrif edip, "Yâ Ümmehânî! Senin biraz yiyeceğin var mıdır?" buyurdu.

Ümmühânî (r.anha): "Bir iki kurumuş et parçası var ama, ben onu size takdim etmeye utanırım." dedi.

Resûlullah (s.a.v.): "Onu bana getir." buyurdu.

Ümmühânî gitti, getirdi. Resûlullah o kuru et parçalarını su ile güzelce ıslatıp kabarttı ve biraz da üzerine tuz ekti. Sonra buyurdu:
"Ey Ümmühani, başka bir katığın var mıdır?"

Ümmühânî "Biraz sirke vardır." diyerek gitti sirkeyi de getirdi.

Resûlullah (s.a.v.) o ıslanmış ve kabarmış etlerin üzerine biraz da sirke döktü ve yedi. Cenâb-ı Hakk'a hamd ve senalar ile hayır
duâ etti ve buyurdular ki:
"Ey Ümmehânî! Ey amcamın kızı! Sirke ne güzel bir katıktır. Bir evde sirke bulunursa, o ev halkı fakirlik görmez."



Ashâb-ı Kirâm'dan Câbir bin Abdullah (r.a.) bir eve müsafir olmuş idi. Ona ekmek ve biraz da sirke getirildi. O yanındakilere şöyle söyledi:
"Bundan yiyiniz, zira ben Resûlullâh'dan işittim "Sirke ne güzel katıktır. Bir topluluğa kendilerine ikram olunan şeyi hakir görmeleri, bir adama da elinde hazır olandan ikram etmeyi hoş görmemesif fenalık olarak yeter." buyurdular.


GÜZEL AHLAK



27 Nisan 2018 Cuma

Ölümden Bir Haber


Bursa


Bir hadîste Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"(Ey sahabelerim!) Sizler israil oğullarından kıssa naklederek konuşunuz. Zira bunda beis yoktur. Çünkü israil oğulları arasında çok teaccüb edilecek şeyler vardır."

Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize konuşmaya başlayıp şöyle buyurdu:
«Onlardan, — yani İsrail oğullarından — bir grup insanlar yola çıkarak mezarlıklarında (yatmakta ola)n bir kabrin başına geldiler ve:
— (Şurada) iki rek'at namaz kılalım da ölümden bizlere haber vermesi için bazı ölüleri (dirilterek) bizlere çıkarmasını Aziz ve Celil olan Allah'dan isteyelim, dediler. Ve öyle yaptılar. Onlar öylece dua etmeleri sırasında iken siyah renkli iki gözü arasında secde izi görülen (yani parlayan) bir kimsenin başı kabrinden çıkıverdi Ve:

"— Ne istiyorsunuz? Ben yüz seneden beri ölü bulunduğum halde şu âna kadar vallahi benden ölüm harareti ve susuzluğa dinmemiştir. Şimdi beni (eski) bulunduğum hâlime çevirmesi için Allah'a dua ediniz" dedi.





ÖLÜM, KIYÂMET, ÂHİRET VE ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
İmam Şa'rani


25 Nisan 2018 Çarşamba

Cimrilik


Kur'an-ı Kerim


Cimri bir zenginin oğlu hastalandı. Dostları kendisine:
- Allahü Teâlâ'nın şifa vermesini istiyorsan oğlun için Kur'ân-ı Kerîm hatmetmen ya da kurban kesmen gerekir, dediler.

Bir müddet düşünceye daldı, sonra dedi ki:
- El altında olan mushafı hatmetmek daha uygundur, çünkü sürü uzaktadır, geç gelir.

Bunu duyan bir gönül ehli dedi ki:
- Onun Kur'ân-ı Kerîm'i hatmetmeyi seçmesindeki sebep Kur'ân-ı Kerîm'e tazîm kalbine yerleşmemiş ve sadece dil ucunda kalmış olması, para ve altının da canının ortasında olması sebebiyledir.



GÜLİSTAN'DAN SEÇMELER



23 Nisan 2018 Pazartesi

Bir Bardak Suyun Değeri


Evliyadan İbn-i Semmâk (rh.) bir gün Halife Harun Reşid'in (rh.) huzuruna girer. Bu esnada Harun Reşid hizmetçilerinden su ister. Bir bardak su getirirler. Tam içmek üzere iken İbn-i Semmâk:

"Ey Mü'minlerin Emiri, biraz bekleyin", der. Sonra da: Eğer bu suyu içmekten alıkonulsaydın onu kaça satın alırdın?' diye sorar.

Halife: 'Mülkümün yarısını verirdim' diye cevap verir. Bunun üzerine İbn-i Semmâk 'Buyurun, için, afiyet olsun' der.

Halife suyu içince İbn-i Semmâk: "İçtiğin bu suyun vücudundan çıkmaması halinde, onun dışarı çıkmasını ne ile satın alırdın?" diye sorar.

Halife "Mülkümün hepsiyle satın alırdım." diye cevap verir. Bunun üzerine İbn-i Semmâk "Kıymeti bir içimlik su ve idrar kadar olan bir mülke rağbet etmek uygun olmaz." der.

Bu sözler üzerine Harun Reşid çok ağlamıştır.


GÜZEL AHLAK



22 Nisan 2018 Pazar

Hasta Ziyâretinde İbretler Vardır


Deniz Yıldızı


Hasan-ı Basri bir hastayı ziyaret etmek üzere yanına girdi ve o zatı ölüm şiddetleriyle mücadele eder bir vaziyette buldu. Onun sıkıntılı hâlini, onun başına gelen şeyin çetinliklerini bakıp gördükten sonra Hasan-ı Basri'nin rengi (beti benzi) değişmiş olarak kendi ev halkının yanına döndü. Müteakiben ev halkı kendisine yemek getirdiler ve ona:
— Bu yemekten yemez misin? dediler. Bunun üzerine Hasan-ı Basri kendi ev halkına:
—  Yemeğinizi siz yiyiniz. Çünkü ben kendimi bu gibi şeylerden alıkoyacak şeyi görmüşümdür, dedi.




ÖLÜM, KIYÂMET, ÂHİRET VE ÂHİR ZAMAN  ALÂMETLERİ
İmam Şa'rani





20 Nisan 2018 Cuma

Deve Satılmaz Tavukların Pazarında


Horoz Ve Tavuklar


Hikaye olunduğu gibi, bazı büyükler, bir velinin bazı kerâmetlerini
zikrettiler. Bu kerâmeti işitenler, onu götürüp başka meclislerde anlattılar.
O kerâmetleri adamın biri inkâr etti. Bu hadise asıl kişiye (kerâmetleri nakledilen zâta) ulaşınca şöyle buyurdular:
-" Deve satılmaz tavukların pazarında."




RÛHU'L BEYAN
İsmail Hakkı Bursevî


18 Nisan 2018 Çarşamba

Gıybet Cehenneme Götürür



Nizamiye Medresesi'nde ders veriyor, gece gündüz araştırmalar yapıyordum. Bir gün hocama dedim ki:
- Hocam! Falanca arkadaşım beni kıskanıyor. Ben Hadis-i Şerif dersinde Hadis-i Şerifleri doğru yorumladıkça, için için beni kıskandığını hissediyorum.

Hocam benim bu sözlerimi duyunca birdenbire öfkelendi ve bana dedi ki:
- Senden bunları duymak çok şaşırtıcı. Arkadaşının seni kıskanmasını uygun bulmuyorsun, peki ya gıybeti neden kabul edilebilir bir şey görüyorsun? Hadi o kıskançlık yaptığı için cehennemin yolunu tuttu diyelim, sen de başka bir yoldan mı
onu takip ediyorsun? Merak etme kısa zamanda onu yakalar, cehennemde onunla birlikte olursun.


BOSTAN'DAN SEÇMELER
Hasbahçe



17 Nisan 2018 Salı

Nahiv Alimi Ve Gemici


Karasu

Bir nahiv âlimi bir gemiye binmişti. Böbürlenerek kendini öven bir yüz ve edâ ile gemiciye yöneldi. Ve ona sordu:
-"Sen hiç nahiv okudun mu?"

Gemici:
-"Hayır!" dedi.

Nahiv âlimi ona:
-"Ömrünün yarısı boşa gitmiş!" dedi.

Bu söz gemicinin çok zoruna gitti. Kendi kendine kızdı. Hiddetlendi. Ama bir şey söylemedi. Denize açıldılar. Sert bir rüzgar çıktı.
Gemiyi bir girdaba düşürdü. Bunun üzerine gemici nahiv âlimine seslendi:
-"Yüzmesini bilir misin?" dedi.

Nahiv âlimi olan genç:
-"Bilmem!" dedi.

Bunun üzerine gemici nahiv âlimi olduğunu söyleyip, ümmî insana hava atan kişiye seslendi:
-"İşte sen şimdi bütün ömrünü mahvettin! Yazık oldu sana!"

- Neden?

-"Birazdan gemi girdaba dalacak! Batacağız! Yüzmesini bilseydin, yüzer ve sahile kavuşup belki kurtulurdun!" dedi...


Ey oğul! Burada yok olma ilmi lazım. Nahvi bırak! Onu elde edersen sudan hiçbir korku yoktur.
Ey şah! Deniz ölüyü başında taşır! Dirinin denizde kurtulması ise çok zor...
Sen de beşerî vasıflardan ölüysen, sırlar ve hikmetler denizinin başı üstünde olursun!



RÛHU'L BEYAN
İsmail Hakkı Bursevî


16 Nisan 2018 Pazartesi

Firavun Fermanını İmzaladı


(Âlimler) buyurdular:

Bir gün Cebrail Aleyhisselâm, Firavuna imanı arz etti ve ona:
-"Ey Melik! Benim kölem var; onu diğer kul ve kölelerimin
üzerine melik (ve idareci) kıldım. Ve ona hazinelerimin
anahtarlarını verdim. Fakat bu kölem, bana düşmanlık etti.
Bununla da kalmadı; bana düşmanlık edenlere ahbap oldu,
dostluk kurdu. Dostlarım da düşman oldu. (Bunun hakkında ne
dersin?) dedi.

Bunun üzerine Firavun:
-"Eğer benim böyle bir kölem olmuş olsaydı; elbette onu
Kızıldeniz'de boğardım..." dedi.

Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselâm;
-"Ey Melik! Bu hükmünü bana yazar mısın?" dedi. Bunun
üzerine Firavun, divit, kalem ve kağıt getirilmesini emretti. O
kağıda yazdı:

Firavunu su alıp, boğulmak üzere olup kurtulmak için
çırpınırken; Cebrail Aleyhisselâm ona yetişti. Onun yazısını
kendisine gösterdi. Fîravun kendi yazısını tanıdı. Cebrail
Aleyhisselâm ona:

-"Sen bu şekilde kendi nefsinin üzerine hükmettin!" dedi.


RÛHU'L BEYAN
İsmail Hakkı Bursevî

14 Nisan 2018 Cumartesi

Ölüm Ve Vuslat



Rivayet olundu ki:

Ölüm meleği (Azrail) İbrahim aleyhisselamın  canını  almak için yanına geldi. İbrahim (a.s.), ölüm meleğine:

—  Dostunun ruhunu alan bir dost gördün mü? dedi. Bunun üzerine ölüm meleği, yüce ve münezzeh olan Rabbının (mânevi nezdine) yüksel (ip durumu arz edi)nce Allah Taâlâ Azrail'e hitaben;

—  Yâ İbrahim! Dostuna kavuşmak istemeyen hiçbir dost gördün mü? diye sor, buyurdu. Sonra ölüm meleği (Azrail) İbrahim Peygamberin yanına dönüp (Allah'ın emrettiğini ona) sorunca İbrahim aleyhisselâm:

—  Öyle ise şimdi canımı al, diyerek rıza gösterdi.



ÖLÜM, KIYÂMET, ÂHİRET VE ÂHİR ZAMAN ALÂMETLERİ
İmam Şa'rani