Kayıtlar

Haris

Resim
"Çalış, fakat haris olma. Haris insan, ciğer bulaşmış eğeyi yalayan aç kedi gibidir; dilinden akan kanı yalar da bilmez."


Evlilerin Bekarlara Üstünlüğü

Resim
Adamın biri İbrahim b. Edhem'e:
— Bekâr yaşamakla ne iyi yaptın! Kendini tamamen ibâdete vermiş oldun, dedi. O büyük velînin bu kimseye cevabı şöyle oldu:
— Aile efradın için çektiğin bir sıkıntı, benim yaptıklarımın hepsinden daha üstündür.
O kimse sordu:
— O halde niçin evlenmeyi terkettin?

İbrahim b. Edhem:
— Benim, kadına ihtiyacım yok. Sebepsiz yere bir kadını sefil etmek istemediğim için evlenmiyorum. Evlilerin bekârlara üstünlüğü, Allah yolunda harb edenle evinde oturan kimselerin hâli gibidir, cevâbını verdi.



İslam'da Kadın Ve Aile
Mehmet Emre

İhlasla Amel

Resim
"İnsanlardan dolayı ameli terk etmek riya, onların hatırı için amel etmek şirktir. İhlâs ise, Allâhü Teâla'nın seni bu iki hastalıktan korumasıdır."
Fudayl b. Iyad (rh.)


Bir Tek Sevap

Resim
İmam Gazali, "Keşfu Ülûmil-Âhire" kitabında şöyle zikretmiştir:

Kıyamet günü (mahşer yerine) bir kimse getirilir, fakat onun mizanındaki sevap kefesini ağır getirecek tek bir sevap bulamaz. Bunun üzerine yüce Allah kendi tarafından bir rahmet olması için o kula:
—  Var git, insanların arasında dolaş ve sana tek bir sevap verecek birini ara da o sevapla seni cennete sokayım, buyurur. Bunun üzerine o kul halkın arasında dolaşmaya başlar, fakat kendisine:
—  Ben de terazimin sevap kefesinin hafif gelmesinden korkuyorum. Ben o tek sevaba senden daha muhtacım diyenden başka bu hususta kendisi ile konuşan hiçbir kimseyi bulamaz da ümitsizliğe düşer. Tam o sırada bir kimse o zata:
—  Aradığın şey nedir? diye sorar.

O zat da:
—  Tek bir sevaptır. Yemin ederim ki yanlarında binlerce sevapları bulunan bir topluluğa uğradım da onlar bana karşı cimri davran (ıp beni reddettiler ve tek bir sevabı bana verme) diler, der. Bunun üzerine o kimse bu zata:
—  Ben Allah Teâlâ'nın huzuruna çıktım d…

Zikir

Resim
Denildi  ki:  İbrahim  (a.s.)'ın  beşbin  davarı vardı. Onları koruyan altın tasmalı çoban köpekleri vardı. İnsan suretinde bir melek gelip ona göründü. O sırada İbrahim (a.s.) vadiyi kaplayan koyunlarına bakıyordu.  Melek:  "Sübbûhun Kuddûsün Rabbü'l Melâiketî ve'r Ruh" dedi. İbrahim (a.s.) bunu duyunca: "Rabbimin zikrini tekrar et sana şu gördüğün mallarımın yarısını vereyim" dedi. Melek zikri tekrar etti. İbrahim (a.s.) yine: "Rabbimin tesbihini tekrarla sana görmüş olduğun mallarımın hepsini vereyim." dedi. Melek, İbrahim (a.s.)'ın bu haline teaccüb etti. Ve "Sen Allâhü Teâlâ'nın seni kendisine Halîl edinmesine ve gelecek milletlerin seni güzellikle anmasına gerçekten layıksın" dedi.


Mecâlisü'l Envâri'l Ahmediyye Ve Mecâmiil-esrâril Muhammediyye

Abdüllatif Harpûtî

Hayal

Resim
"İnsanlar hayal dünyalarında bir takım şeyleri sürekli yoğuruyorlar. Onlara itibar etmek yakışmaz."
İmam-ı Rabbânî (K.s.)

Gidip İçine Oturunuz!

Resim
Süleyman Dârânî hazretleri bir gün insanlara nasihat ediyordu.
İleri gelen talebelerinden Ahmed bin Ebü'l-Havârî, hocasının nasihat ettiği meclise gelip;
- Efendim, fırın ısındı. Bugün ne pişirmemizi emredersiniz?" diye sordu.
Hazret-i Ebu Süleyman cevap vermedi. Talebesi aynı suâli birkaç defa tekrar edince, talebesine;
-"Gidip içine oturunuz!" buyurdu.

Talebe;
-"Hocamın her sözü hikmetlidir. O, mademki böyle buyurdu, onun dediği doğrudur." diyerek, gelip fırının içine girdi.

Ebû Süleyman Dârânî sohbet bittikten sonra etrafındakilere; -"Derhal gidip, Ahmed'i fırından çıkarın!" buyurunca, yanındakiler hayretle; -"O, hakîkaten dediğinizi yapmış, fırına girmiş midir?" dediler. Ebû Süleyman Dârânî;
-"Elbette. O söz dinler. Nefsine uymaz. Bana muhalefet etmez." buyurdu.

Oradakiler merakla fırına gelip, kapağı açtılar. Ahmed, hakîkaten kızgın fırında oturmakta, bir kılı dahi yanmamış hâlde beklemekteydi. İşte mürid, mürşid-i k…