15 Ekim 2019 Salı

Helal Kazanç




Evzaî, İbrahim b. Ethem ile karşılaşır ve sırtında bir bağ odun görür. İbrahim'e:
-"Ey Ebû İshâk! Ne zamana kadar odun sırtlanacaksın? Halbuki senin kardeşlerin senin yerine çalışabilirler?" der. Bu söz üzerine İbrahim:
-"Ey Ebû Amr! Bana karşı kederlenme! Ben âlimlerin şu sözünü işittim: "Kim, helâl kazanç için bir sıkıntıya düşerse Allah'ın Cennet'i ona vacip olur."




Ebû Süleyman Dârânî (rahmetüllâhi aleyh) der ki:
- "Bize göre ibâdet, sürekli namaz kılmaktan ve rızkının başkası tarafından temin edilmesinden ibaret değildir. Sen ilk önce rızkını temin için işe koyul. Kazancının peşine koş ve ibâdetini de eksik etme."




Lokman Hekim der ki:
"Helâl kazançla meşgul ol! Çünkü fakirleşen kimseye üç musibet isabet eder: Borcu çoğalır, aklında durgunluk olur, kişiliği zayıflar. Bunlardan daha beteri insanlar onu hafife alır."





Peygamber Efendimiz bir gün ashabıyla beraber otururken, kuvvetli ve gürbüz bir gencin birisine baktı. Erkenden kalkmış çalışıyordu. Sahabe:
-"Yazık! Keşke onun gençliği ve kuvveti Allah yolunda olsaydı." dedi. Resûlüllâh (s.a.v.) buyurdu ki:
-"Böyle söylemeyin! Çünkü o kendisi için insanlara muhtaç olmamak uğruna çalıştığından Allah yolundadır. Eğer zayıf ana babası veya zayıf ailesini insanlara muhtaç etmemek için koşuyorsa, Allah yolundadır. Eğer, iftihar, kibir ve gurur için koşuyorsa şeytan yolundadır."


MECÂLİSÜ'L ENVÂRİ'L AHMEDİYYE VE MECÂMİİL-ESRÂRİL MUHAMMEDİYYE
Abdüllatif Harpûtî


11 Ekim 2019 Cuma

Çocukları Sevindirmek




Hazreti Ali Efendimiz anlatıyor:

"Bir gün Resûlüllâh'ın yanına birisi geldi ve:
-"Ey Allah'ın Resulü! Günah işledim beni temizle!" dedi.
Resûlüllâh (s.a.v.):
-"Günahın nedir?" diye sordu.
Adam:
-"Söylemekten utanıyorum." Dedi.
Resûlüllâh (s.a.v.):
- "Günahını söylemekten Allâh'dan utanmıyorsun da benden mi utanıyorsun? Kalk, benim yanımdan çık da ateşin bize sirayet etmesin." buyurdu.

Adam ümidi kırılmış bir şekilde ağlayarak Resûlüllâh'ın yanından gitti. Bunun üzerine Cebrail (a.s.) gelip şöyle dedi:
-"Ey Muhammed! O günahkârı niye ümitsiz kıldın. Halbuki günahları ne kadar çok olsa da günahlarının kefareti vardır."
Resûlüllâh (s.a.v.):
- "Onun kefareti nedir?" diye sordu.
Cebrail (a.s.):
-"Onun küçük bir çocuğu var. Evine girdiğinde çocuğu onu karşılardı. O da ona sevindirici şeyler verirdi. Çocuk sevinince onun günahına kefaret olurdu."

Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre çocukları sevindirmek, günahlara kefaret ve ateş azabından kurtuluşa vesiledir.


MECÂLİSÜ'L ENVÂRİ'L AHMEDİYYE VE MECÂMİİL-ESRÂRİL MUHAMMEDİYYE
Abdüllatif Harpûtî



8 Ekim 2019 Salı

Dünyadayken Ceza


İznik


Sâbitü'l Bennânî der ki:
"Bir adam birisiyle kavga ediyordu ve ona çok şiddetli bir şekilde vuruyordu. Dayak yiyen adam durmadan gülüyordu. Bunları uzaktan seyreden birisi gelip ona:
-"Hem dayak yiyorsun, hem de gülüyorsun, bu nasıl iştir?" diye sordu.

Adam dedi ki:
-"Ben, babama, şu gördüğün mekânda vurmuştum. Şimdi oğlum da beni burada dövdü.

Ben de Allâhü Teâlâ'nın cezamı hiç geciktirmeden ben dünyadayken bu şekilde vermesinden dolayı hayrete düşerek gülmeye başladım."


MECÂLİSÜ'L ENVÂRİ'L AHMEDİYYE VE MECÂMİİL-ESRÂRİL MUHAMMEDİYYE
Abdüllatif Harpûtî